1* Videolari eklendi

Yönetim Kurulları

Tarihçe

Boğaziçi Universitesi Sualtı Sporları (BÜSAS)

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Sualtı etkinliklerinin geçmişi oldukça eskiye dayanır. Üniversitenin bu ismi almadan önceki “Robert Kolej” dönenimde de sualtı etkinlikleri mevcuttur. Türk sualtı sanayiine önemli katkıları bulunan Baskın Sokullu ve Tosun Sezen’in yanısıra, Institute of Nautical Archeology bünyesinde Dünya Sulatı Arkeolojisi’e önemli katkılarda bulunan Cemal Pulak ve Tufan Turanlı da sualtı ile üniversite yıllarında tanışmıştır. Ünlü sulatı fotografçısı Donald Fray ‘ın da üniversitenin Fizik Öğretim üyelerinden olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Daha önceleri de üniversitede dalış sporuyla uğraşanların toplanıp dalmasına karşın asıl olarak her şey 1982 yılı sonbaharında İTÜSAS’a mensup Cem Kapsal, Tamer Fahri Tanaltay ve Ali Alpugan’ın sualtı sporlarını Boğaziçi Üniversitesi’nde de yaygınlaştırmak amacıyla okula gelmesiyle başlamıştır. Burada kendi malzemelerini kullanarak aralarında Cem Ersoy, Ali Akyol ve Deniz’in de bulunduğu otuz kişilik bir gruba teorik ve pratik eğitim verdikten sonra uygulama için hep beraber Fethiye Belcekız Mokampı’na dalış gezisine gitmişler. Gezi dönüşünde de bu sporu kendi üniversitelerinde devam ettirmeyi düşünmüşler. Bu sporu diğer insanlara öğretecek olan eğitmenlere ihtiyaç olduğunu fark ettikten sonra o zamanın genel sekreteri Metin Balcı’nın kapısını çalmışlar. Cem Ersoy o günleri şöyle anlatıyor:

“Ben, Ali ve Deniz kafamızda biraz doğru, biraz yalan bir hikayeyle Metin Balcı’nın odasına çıktık ve ona Çevre Bilimleri Enstitüsü’nün Marmara Denizi’ndeki kirlilik araştırmasında dalgıçlara ihtiyacı olduğunu, bu sebeple de ben ve iki arkadaşımın Çubuklu’da Sualtı ve Kurtarma Komutanlığı tarafından verilen kurbağaadam kursuna gönderilmemiz gerektiğini söyledik. Metin Bey biraz kem küm ettikten sonra kabul etti ve biz de kendimizi 15 Ağustos 1983’te Çubuklu’nun kapısında on iki hafta sürecek bir eğitim için hazır bulduk. Burada tek sivil bizdik ve daha çok kondisyon ağırlıklı bir eğitim aldık. Her gün sonsuz sayıda mekik ve şınavın ardından ‘eğitim tankı’ diye adlandırdığımız bir tankın içinde tüplerimizi takıp değişik antrenmanlar yapıyorduk, mesela testereyle tahta kesmek de bunlardan biriydi…Deniz dalışlarımı ise Kanlıca Koyu’ndan yapıyorduk, bir kere de Beykoz Koyu’nda derin dalış eğitimimizi almak için daldık. En çok da dalışlarda kullandığımız malzemeleri hatırlıyorum, hepsi U.S. Divers’ın malzemeleriydi. Bir de bazı günler subay-er maçları yapardık, sonra da Hidiv Kasrı’nın üstlerinde bir yere gider yorgunluğumuz atarken Yüzbaşı Ali İhsan Bey, Yüzbaşı Tuğrul Bey ve erlerle sohbet ederdik.”

15 Ekim’de kursu tamamlayıp birer kurbağaadam olarak okula döndüklerinde rektörlükten de izin alırlar. Bu izinden sonra ’83 sonbaharında Cem Ersoy’un başkanlığında Boğaziçi Üniversitesi Sualtı Sporları Kulübü (BÜSAS) kurulur. Kurulduğunda sadece iki tüpü olan kulübün ilerleyen günlerde otuz kadar da üyesi olur. Bundan sonra sıkı bir çalışma içine giren kulüp üyelerinin, mayısta Fethiye’ye gezi yaptıklarında artık altı tüpleri vardır. Ertesi yıl 81 üyeli kulübün başına Hakan Ergüven geçer. O güne kadar aralarında topladıkları üye aidatları ile alınan teknik malzeme, asıl amaç olan deniz dalışlarını karşılamamaya başlar. Kimsenin bu son derece zevkli spordan maddi olanaksızlıklardan dolayı vazgeçmek istememesi üzerine, Hakan Ergüven’in yoğun çabaları sonucu, Boğaziçi Üniversitesi Yönetimi, kulübün temel eksikliklerini tamamlamaya başlar. Bu dönemde pratik eğitimi, hafta sonları Heybeliada Deniz Lisesi’nin havuzunda veren eğitmenler, dalış tecrübelerini artırmak için de Marmara Denizi’ne dalarlar.

’86-’87 döneminde başkanlığı Pamir Sezener devralır. Bu yıl BÜSAS için önemli bir yıl olur. Kulüp yavaş yavaş dışarıda da tanınması sonucunda INA (Institute of Nautical Archaeology) tarafından ile Uluburun Cam Batığı çalışmalarına davet edilir. Başarılı çalışmalar üzerine kulüp bu çalışmalara ertesi sene tekrar davet edilir. Ayrıca kulüp,ilk Türk Sualtı Arkeolojisi çalışması olarak anılan, Prof Dr Ümit Serdaroğlu yöentimindeki 1987 yılında Assos Antik Kenti sualtı kazı ve restorasyonuna katılır. Bu çalışmaya hem dalgıç hem de malzeme desteğinde bulunur.

’89 yazında belki de 6 sene önce Cem Ersoy ve arkadaşlarına Çubuklu yolunu açan ufak hikaye gerçeğe dönüşür ve BÜSAS, Çevre Bilimleri Enstitüsü ile ortaklaşa bir çalışma yapar. Bu çalışmada Bebek’te 9 metre derinlikte kurulan 3 katlı bir sualtı platformunda, ekonomik değeri yüksek bir yosun ile beraber midye yetiştirilerek organik kirliğin baskılanması hedeflenir. Kulüp üyelerinden Barış Mete Uz ve Murat Egi Çalışmalarını Çevre Bilimleri Enstitüsünde asistan olarak sürdürmeğe başlar. Sapanca, İznik gölleri ve İzmit körfezinde yoğun bir dalış programı sürdürüler.

Bu dönemde BÜSAS, gerek malzeme artışı, gerekse üyelerinin tecrübe ve bilinç kazanmalarıyla bilimsel dalış çalışmalarını hızlandırır. Bu sırada Murat Egi’yle arkadaşları, irtifa dalışları için basit bir dekompresyon tablosu hazırlarlar. Bunun üzerine, 1990 yazında BÜSAS’lı bir grup dalgıç (Murat Egi, Mete Uz, Aydın Kandemir, Ahmet Özman, Samim Saner, Umur Özkal, Nihat Gürmen) yapılan bu tabloyu denemek amacıyla Uludağ’da bulunan Karagöl ve Buzlugöl’e bir gezi düzenlerler. Dalışlar 20feet (6 metre)’den daha derine ve 15 dakikadan daha uzun olduğu için aynı zamanda Türkiye İrtifa Dalış Rekoru kırılır. Uludağ’daki bu başarılı geziden sonra çalışmalara daha da hız verilir ve bir sene sonra bu defa Avrupa rekorunun kırıldığı Kaçkar ’91 ekspedisyonu gerçekleştirilir. Kaçkar dağında 3412 metre yükseklikte bulunan Deniz Gölü’ne İstanbul Tıp Fakültesi Deniz ve Sualtı Hekimliği işbirliğiyle yapılan bu dalış ekspedisyonunda Avrupa rekorunun kırılması yanında İstanbul Üniversitesi tarafından yapılacak olan dalış fizyolojisi araştırmalarına veri sağlanır, hazırlanan dekompresyon tabloları sınanır ve dünya rekoruna biraz daha yaklaşılır. 16 köylü, 9 dalgıç ve 2 uzman doktordan oluşan ekip belirli bir irtifaya ulaştıktan sonra yaklaşık 1 tonluk dalış, kamp ve tıbbi malzemeyi 7 saatlik bir yürüyüş/tırmanış’tan sonra göle ulaşmayı başarır. Göle ulaşıldığında, kalınlığı yer yer 2 metreyi bulan bir buz tabakasıyla karşılaşırlar. Sonuçta toplam 253 dakika süren 14 dalış yapılır ve bu çalışma 1992’de İsviçre’nin Basel kentinde yapılan Avrupa Sualtı ve Baromedikal Birliği Konferansı’nda yayınlanmıştır.

Daha sonra ABD’nin Colorado Eyaleti’nde 3850 metre yükseklikteki Emma Gölü’ne yapılan dalışlara ait olan dünya irtifa dalış rekorunu ele geçirmek için 12 Ağustos 1992 günü, Bitlis-Süphan Dağı’nda bulunan 3980 metre irtifadaki göle doğru yola çıkılır. Bu çalışmaya BÜSAS’tan Ahmet Özman, Aydın Kandemir, Hakan Demirtürk, Mete Uz, Murat Aydın, Murat Egi, Nihat Gürmen, Sertaç Kanan ve Umur Özkal katılır. Zorlu bir yolculuktan sonra göle ulaşan grup, dalış derinliği 11 metre ve dalış zamanı 18 dakika ile sınırlı tutulan dalışlar yapar. Güvenlik nedeniyle 3 gün süren bu çalışmada, asıl amaç olan dünya irtifa dalış rekoru dışında gölün dip yapısı ve rastlanabilecek canlıların belgelenmesi de ikinci bir amaç olur.

’93 yılında Zeynep Özsoy ilk bayan başkan olarak kulübün başına geçer. Aynı yılın yazında irtifa dalışlarına biraz ara verilir ve Baki Yokeş önderliğinde Bozcaada-Ayana Koyu’nda dört hafta süren bir başka araştırma yapılır. Bu gezide, çok özel ortamlarda yaşayabilen, yaşamları hakkında çok az bilgi bulunan mercanlar, hidralar ve bryozoa grubundaki hayvanlar incelenir. Dört hafta süren dalışlar sonunda elde edilen materyal bakımından istenilenin biraz altında kalınsa da, tamamen BÜSAS dalgıçlarıyla bir bilimsel araştırma gezisi yapılmıştır.

’94 yılında kulüpte sürdürülen irtifa dalış programınının devamı olarak Kaçkar’a kapsamlı bir ekspedisyon gerçekleştirilir. Bu kez araştırma Murat Egi nin doktora tez konusu olan “Yüksek İrtifa Dalışlarında Dekompresyon” un yanısıra, Fırat Yeşilleten “in “Yüksek irtifada oluşan sıvı kayıplarının biyoempedans yöntemi ile değerlendirilmesi” konulu Yüksek Lisans tezini de kapsamaktadır. Bu çalışmaya Norveçten de 2 bilimadamı Alf Brubakk ve Olav Eftedal da katılır. Araştırma süresi 12 gün sürer gezi sonunda 40 adet dalış sınanır. Araştırma tamamlandıktan sonra bu çalışmalar yurtdışında 3 ayrı kongrede sunulur ve içlerinden Heidelberg’de sunulan bildiri, çalışmanın özgünlüğü ve bilime katkılarından dolayı ödül kazanır. Aynı şekilde Yüksek İrtifa dalışalrı ile ilgili “Diving at Altitude” makalesi bu alandaki en saygın dergi olan Undersea Biomedical Research de yayınlanır.

Geziden döndükten sonra Ağustos ortasında bu sefer bir önceki sene yapılan araştırmanın bir benzeri niteliğinde yine Baki Yokeş önderliğinde deniz kabuğu araştırması için Bozcaada’ya doğru yola çıkılır. Bir ay süren araştırma boyunca toplanan deniz kabukları fotoğraflar çekilerek sınıflandırılır. 203 tür kabuğun saptanması ile son bulan bu araştırma, daha sonra sualtı bilimleri hakkında Türkiye’de yapılmış ilk bilimsel toplantı olan SBT (Sualtı Bilim ve Teknolojisi) 96’da bir makale olarak yayınlanır. 1994-1995 döneminde ise Baki Yokeş önderliğinde kulüp bu dönemde gerek üye sayısının artması, gerek malzeme bakımından sıkıntı çekilmemesi sebebiyle dalgıç eğitimine ağırlık verir. Birçok seminer, konferans ve dalışlar gerçekleştirilir.

’95 yılında BÜSAS ‘ın yanısıra Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nde (BÜMED) de dalış kursları başlar. Bu yıllarda BÜMED bünyesinde her yıl 100 ün üzerinde mezun ve misafiri eğitim alır.

’96 yılı hem BÜSAS için hem de Türkiye’deki Sualtı Bilim ve Teknolojisi için önemli bir yıldır. BÜSAS, Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü ile ortaklaşa ilk kez “Ulusal Sualtı Bilim ve Teknolojisi Toplantısı”nı düzenler. Toplantıya 40 ın üzerinde bildiri ve 200 ün üzerinde izleyici katılır. BÜSAS ın isteği doğrultusunda bu toplantı gelenekselleşir ve günümüzde her yıl farklı bir üniversite tarafından düzenlenmekte olan SBT adını alır. BÜSAS ‘ın Türk Sualtı Bilim’İne en büyük katkılarından biridir.

1997’de ise Murat Egi’nin yedi yıldır devam ettirdiği çalışmanın sonuncusu olan Kaçkar ’97 ekspedisyonu gerçekleştirilir. Gerçek şartlarda, en kapsamlı tablo denemesi ile yapılan bu araştırmada artık amaç, periyodik tahlil ve fizyolojik testlerle, dalış irtifa uyumu konusunda bir inceleme yapmaktır. Ayrıca bütün bu çalışmaların yanında göl hakkında hidrolojik çalışmalar da yapılır. Dalış sayısının çokluğu ise yayınlanacak olan makalenin geniş bir veritabanına dayanmasını sağlar. Yüksek itifada yapılan 400 ün üzerindeki dalış ile BÜSAS bu alanda erişilmesi zor bir çalışmayı sonuçlandırır.

Bu geziden sonraki yıllarda kulüpteki önemli gelişmelerden birisi ise 1998 yılında SCUBA dalışın yanı sıra Ahmet Tezel ve Mete Mordağ’ın öncülüğüyle bir serbest dalış kursunun açılması olur. Bir diğeri ise aynı yıl içinde, B.Ü. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim görevlisi Dr. Kirsten C. Sadler’in “Marmara Denizi’ndeki Denizyıldızı Ekosistemi” isimli araştırmada görev almasıdır.

2000 yılından sonra BÜSAS artık oturmuş sistemiyle herkesçe bilinen kaliteli eğitimlerini vermeye ve ülke çapında etkili projelerine devam etti. 2002 yılında Baki Yokeş, Burak Karacık ve Rıza Dervişoğlu önderliğinde, bir çok BÜSAS’lı dalgıcın da katıldığı “Likya Kıyılarında Denizel Biyolojik Zenginliği Araştırması” projesi önemli çalışmalardan birisidir. 2004 yılında ise “Toplarönü Burnu (İbrice-Saros Körfezi) Eunicella Singularis ve Alcyonium Acaule Popülasyonlarının Son Durumu” projesinin hemen ardından yine aynı yılda yapılan “Kiremitlik Koyu (İbrice, Saros Körfezi) Aplysina Aerophoba (Porifera) ile Üzerinde Yaşayan Tylodina Perversa ve Phyllidia Flava (Gastropoda) Popülasyonları” projesi BÜSAS’ın bilimsel yönünün öne çıkaran çalışmalardandır.

Bu yıllarda Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve BÜSAS’ın işbirliğiyle, üniversite hocalarından ve kulübün danışmanı Emre Otay’ın önderliğinde de projeler yapılmıştır. 2000-2002 yılları arasında Kilyos’ta yapılan araştırmada, bölgedeki dalga ve akıntıyı ölçmek için suya elektronik cihazlar yerleştirilmiş ve denizden kum alınmasının kıyı erozyonuna etkileri gözlemlenmiştir. 2007’de başlayan iki yıllık “Güllük Körfezi’nde Çevresel İzleme Projesi” isimli diğer projede yine sualtına yerleştirilen elektronik cihazla dalga ve akıntı ölçümü yapılmıştır. Bu projede ayrıca dipteki flora ve fauna gözlemi ve su numunelerinin toplanmasıyla balık çiftliklerinin deniz suyuna etkileri de incelenmiştir. Bu projelere de bir çok BÜSAS dalgıcı katkıda bulunmuştur.

2000 yılında bir ilk daha gerçekleşmiş ve BÜSAS “Derin” ismiyle Türkiye’nin ilk üniversite sualtı sporları dergisini Ceyhun Burak Akgül editörlüğünde yayınlamaya başlamıştır. Yılda iki kere çıkan bu dergi, içinde bulunan ve her sayıda değişen özel dosyası, teknik, fizyolojik, canlı bilgileri ile ülkedeki en önemli dalış dergilerinin arasında kendine yer bulmuştur. Tüm Türkiye’de dağıtılan Derin’in kemik okuyucu kitlesi de yıllar geçtikçe oluşmuştur.

Bu yıllarda artık BÜSAS ismiyle beraber anılan “kaliteli dalış eğitim”ini daha da geliştirmek için BÜSAS eğitmenlerinden Hakan Çopur ve arkadaşları, birçok yabancı ve yerli kaynaklardan araştırma yaparak, gerek SCUBA gerek de serbest dalış eğitiminde kullanılan belgeleri tekrar düzenlemişler ve günümüzde kulüpte eğitimin temelini oluşturan kitapları ortaya çıkarmışlardır. Bu kitaplar, irtifa dalışından buz altı dalışına, fizyolojiden tablolara, hastalıklardan malzeme bilgisine, ilk yardımdan adam kurtarma metotlarına kadar birçok alanda detaylı bilgiler içermektedir.

Bugün, insanların sualtı yaşamını tanıyarak kendilerini geliştirmelerine olanak sağlayan BÜSAS, Boğaziçi Üniversitesi’nin en faal kulüplerinden biri olarak göze çarpar. Kuruluşundan bu yana üyelerinin özverileriyle ve üniversite yönetiminin yardımlarıyla karşılaştığı sorunları aşan, malzeme ihtiyacını karşılayan BÜSAS, günümüzde 100 kadar üyesine teorik ve pratik eğitim verebilen, Türkiye’nin dört bir tarafına geziler düzenleyebilen, çeşitli dia gösterileri yapabilen ve diğer üniversite ve kuruluşlarla ortak bilimsel çalışmaların altına imza atabilen bir birikime ulaşmıştır. BÜSAS Türkiyede Sulatı Bilim ve Teknolojisi toplantılarının ilk düzenleyicisidir. 1983’ten bu yana Cem Ersoy, Hakan Ergüven, Pamir Sezener, Mithat Gürdal, Murat Egi, Umur Özkal, Ahmet Özman, Sertaç Kanan, Nihat Gürmen, Zeynep Özsoy, Baki Yokeş, Mehmet Sertgil, Oğuz Uzel, Türker Tunalı, Ajlan Azaz, Togay Öztaşkın, Mete Mordağ, Barış Göncü, Tuna Dülger, Kaan Aydoğmuş, Deniz Koşucuoğlu, Burak Boyacı, Can Demir, Elif Çar, Yusuf Bulut, Berker Yağcı ve Bahacan Aktaş'ın başkanlığındaki yönetim kurulu ve BÜSAS dalgıçları Türkiye’deki dalış sporunun evrimine bir çok katkıda bulunmuşlardır ve bundan sonra da ülkedeki dalış sporunu geliştirmek için ellerinden geleni yapacaklardır.